İzmir Eğitim Ailesi İftar Yemeğinde Buluştu

İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü iş birliğinde, İzmir Polis Moral Eğitim Merkezinde anlamlı bir iftar programı gerçekleştirildi. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün 81 ilde geleneksel hale getirdiği iftar organizasyonları kapsamında düzenlenen bu özel akşamda, İzmir eğitim ailesi bir araya gelerek Ramazan’ın bereketini paylaştı.
Programa; İzmir İl Millî Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi, İzmir Vakıflar Bölge Müdürü Tahir Emre Can, İzmir Eğitim Müfettişleri Başkanı Koray Aykurt, İzmir Eğitim Müfettişleri Başkan Yardımcısı,İzmir İl Millî Eğitim Müdür Yardımcıları, İlçe Millî Eğitim Müdürleri, İl ve İlçe Millî Eğitim Şube Müdürleri, eğitim yöneticileri ve özel bürolarda görevli öğretmenlerden oluşan 278 davetli katıldı.
Program, Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Anadolu İmam Hatip Lisesi Musiki Bölümü öğrencilerinin fasıl dinletisi ve semazen gösterisi eşliğinde başladı. İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğünün tanıtım videosunun izlendi. Buca Çakabey İmam Hatip Ortaokulu öğrencisi Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirdi ve Ezan okuma yarışması il birincisi Yunus İsmail Danburacı tarafından ezan okundu. İftar yemeğinin ardından İzmir İl Millî Eğitim Şube Müdürü Nedim Sıtkı Şatır tarafından yemek duası edildi.
İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğünden Eğitim Ailesine Gönül Sofrası
İzmir Vakıflar Bölge Müdürü Tahir Emre Can, Vakıflar Genel Müdürlüğünün emanetleri yaşatma misyonuna vurgu yaparak sözlerine şunları kaydetti:
“Vakıflar Genel Müdürlüğü olarak, ecdat yadigarı vakıfların emanetini taşımak ve bu hayır şartlarını yerine getirmekle mükellefiz. 2025 yılı itibarıyla 25 bölge müdürlüğümüz ve 81 ilimizde iftar organizasyonlarımız devam ediyor. İzmir Bölge Müdürlüğü olarak, İzmir’de 4 ve Manisa’da 1 nokta olmak üzere toplam 5 merkezde her gün 2500’den fazla insanımızı iftar sofralarında buluşturuyoruz.”
Kendisinin de bir öğretmen çocuğu ve bir öğretmen eşi olduğunu hatırlatan Can, millî eğitim ailesini misafir etmekten büyük onur duyduğunu belirtti ve sözlerine şunları ekledi:
“Sizlerin icra ettiği bu kutsal mesleğin içinden gelen biri olarak birlik, beraberlik ve dostluk çerçevesinde bugün bu hayra ortak olduğunuz için hepinize şükranlarımı sunuyorum.”
Konuşmasını iyi dileklerle sonlandıran Can, “Rabbim hayırlısıyla Ramazan ayını tamamlamayı, Kadir Gecesi’ne kavuşmayı ve sağ salim bayrama ulaşmayı nasip etsin. Geceniz mübarek olsun, hayırlı akşamlar diliyorum.” dedi.
“Ramazan, İnsanı Kendi Hakikatiyle Buluşturur”
İzmir İl Millî Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi konuşmasında, Ramazan ayının manevi ikliminin eğitim ailesi üzerindeki birleştirici gücüne dikkat çekti. Uzak ilçelerden gelerek bu sofrada buluşan eğitim neferlerinin sadece bir yemek için değil, bir gönül birlikteliği için toplandığını vurgulayan Yahşi, “Aslında kurulan bu sofra; muhabbetimizi, aidiyetimizi ve çalışma ahlakımızı hatırlama sofrasıdır.” dedi.
“Kalplerimizi ve Ruhlarımızı Beslemeliyiz”
Konuşmasında Ramazan ayının bir “şahsiyet muhasebesi” olduğunu belirten Yahşi, şu ifadeleri kullandı:
“Bizler sadece bedenden ibaret varlıklar değiliz; bir kalp taşıyoruz. Bu kalbi ve ruhu en iyi şekilde beslememiz lazım. Ramazan, dış dünyayı azaltırken insanın iç muhasebesini artırır. Hırsımızı ve dünyevi arzularımızı bir iftar vaktinin sükûnetine teslim etmemizi sağlar. Muhabbetimizin arttığı ve gönüllerimizin aynı sofrada buluştuğu eşsiz bir zaman dilimindeyiz.”
“Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile Bütüncül Bir Bakış”
Değerler eğitiminin önemine değinen Yahşi, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin temelinde yatan erdem, değer ve eylem odaklı yapıya dikkat çekerek şunları söyledi:
“Evlatlarımızı; ailesine, vatanına ve değerlerine bağlı nesiller olarak yetiştirmek için gayret ediyoruz. Okullarımızda bu sene çok güzel bir karşılık var; adanmışlık hikâyelerine şahit oluyoruz. Bizim niyetimiz, bu ülkenin değerlerine inanmış bireyler yetiştirmektir. Vakıf medeniyetinin o eşsiz hukukunu, kuşların hakkından yetimlerin hukukuna kadar düşünen o ince ruhu çocuklarımızın gönül dünyasına taşımak zorundayız.”
“Emanete Sahip Çıkıyoruz”
Konuşmasında bir bağışçının vasiyeti üzerinden “vakıf” şuuruna örnek veren Yahşi, “Vakfedilenin kutsiyetini ve bu ruhu evlatlarımıza öğretmeliyiz.” diyerek sözlerini şöyle tamamladı:
“İzmir’in her ilçesinde; Beydağ’dan Kınık’a, Konak’tan Torbalı’ya kadar bu ruhu yaşatmak için sahadayız. Bu kutsal yolda akıl ve alın teri döken tüm mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Rabbim Ramazan-ı Şerif’in bereketini daim eylesin.”
Konuşmaların ardından iftar programı sona erdi.



